TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASI (*)
Kabul Tarihi
: 7/11/1982
Kanun No. : 2709
(* ) 17/5/1987 tarihli ve 3361; 8/7/1993 tarihli ve 3913;
23/7/1995 tarihli ve 4121; 18/6/1999 tarihli ve 4388
numaralı kanunlarla değişik şekli
BAŞLANGIÇ
(23.7.1995 - 4121)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk
Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa,
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz
Kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve
O'nun inkilap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir
üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı,
refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet
düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız
şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına
kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu
Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun
icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük
sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve
görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı
medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün
ancak Anayasa ve Kanunlarda bulunduğu;
Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin,
Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği
esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk
milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin
karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin
gereği olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve
politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve
hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince
yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni
içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi
varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan
sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda,
milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve
ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her
türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve
hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve
kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu
ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu
yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak
üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk
evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi
olunur.
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin şekli
Madde 1.-
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2.-
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve
adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, baş-langıçta belirtilen temel
ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı
ve başkenti
Madde 3.-
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir
bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al
bayraktır.
Milli marşı “İstiklal Marşı” dır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4.-
Anayasanın 1 inci Maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuri-yet
olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci Maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü Maddesi hükümleri
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5.-
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin
bağımsızlı-ğını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,
Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun
refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle
bağdaşmaya-cak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve
sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi
varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya
çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6.-
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara
göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye,
zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir
Devlet yetki-si kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7.-
Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Mec-lisinindir.
Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8.-
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuru-lu
tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır
ve yerine getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde 9.-
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce
kul-lanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10.-
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde
kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
Madde 11.-
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını,
idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan
temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İkİncİ
kısım
Temel Hak ve Ödevler
Birinci bölüm
Genel Hükümler
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde 12.-
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez,
vazgeçil-mez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve
diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva
eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13.-
Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bö-lünmez
bütünlüğünün, milli egemenliğin, Cumhuriyetin, milli
güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu
yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı
ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen
özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak
kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel
sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine
aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve
hürriyetlerin tümü için geçerlidir.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14.-
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin
Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk
Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek,
temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi
veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir
sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini
sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak
veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere
dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla
kullanılamazlar.
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda
teşvik veya tahrik edenler hakkında uygulanacak
müeyyideler, kanunla düzenlenir.
Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve
hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma
hakkını verir şekilde yorumlanamaz.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının
durdurulması
Madde 15.-
Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde,
milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal
edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak
ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen
durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen
güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna
uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm
cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi
ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din,
vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve
bunlardan dolayı suçla-namaz; suç ve cezalar geçmişe
yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya
kadar kimse suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
Madde 16.-
Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası
hu-kuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Kişinin Hakları ve Ödevleri
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı
Madde 17.-
Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve
geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında,
kişinin vücut bütün-lüğüne dokunulamaz; rızası olmadan
bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan
haysiyetiyle bağdaş-mayan bir cezaya veya muameleye tabi
tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi
hali ile meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama
kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya
hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya
isyanın bastırılması,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin
verdiği emirlerin uygulanma-sı sırasında silah
kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda
meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü
dışındadır.
II. Zorla çalıştırma yasağı
Madde 18.-
Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük
veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;
olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler;
ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen
vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir
çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde 19.-
Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve
güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme
kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği
olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir
küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne
çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi;
toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya
hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi,
eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun
olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı
şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında
sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir
kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında
kimse hürri-yetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak
kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer
hallerde hakim kara-rıyla tutuklanabilir. Hakim kararı
olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını
kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya
tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak
derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya
kadar bildirilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın
mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç
kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok
onbeş gün içinde hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler
geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden
yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim
ve savaş hallerinde uzatılabilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın
kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının
gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına derhal
bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve
soruşturma veya
kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları
vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince
duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine
getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi,
kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu
kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest
bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine
başvurma hakkına sahiptir.
Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin
uğradıkları zarar, kanu-na göre, Devletçe ödenir.